Haber
Beyne 10 dakikalık elektrik akımı, kadın bedenine bakışı değiştirdi

27.10.2026
Bir fotoğrafa baktığımızda beynimiz, resim ters çevrildiğinde insan yüzlerini ve bedenlerini tanımakta büyük zorluk çeker; bu bir sandalyeye ya da arabaya baktığımızda yaşanmaz. İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nden araştırmacılar, cinselleştirilmiş kadın bedenlerine bakarken beynin bu "insan gibi" işleme biçimini neredeyse kaybettiğini, ama hafif bir beyin uyarımıyla bu etkinin birkaç dakika içinde geri getirilebildiğini ortaya koydu.
Çalışmayı Profesör Ciro Civile ve Arwen Stephens yürüttü, bulgular Social Neuroscience dergisinde yayımlandı. Araştırmaya 54'ü kadın, 22'si erkek olmak üzere 76 üniversite öğrencisi katıldı. Katılımcılara iç çamaşırlı, cinselleştirilmiş pozlarda erkek ve kadın modellerin fotoğrafları hem düz hem baş aşağı çevrilmiş halde gösterildi ve bu fotoğrafları daha sonra hatırlamaları istendi.
Burada kilit kavram "ters çevirme etkisi": insan yüzleri ve bedenleri, düz haldeyken baş aşağı haline göre çok daha kolay tanınır, çünkü beyin onları bütünsel bir bütün olarak işler. Cansız nesnelerde bu fark neredeyse yoktur, çünkü nesneler parça parça, mekanik biçimde analiz edilir. Önceki araştırmalar, cinselleştirilmiş kadın fotoğraflarında bu insana özgü tanıma avantajının küçüldüğünü, yani beynin bu bedenleri daha çok bir nesne gibi işlediğini göstermişti.
Deneyde katılımcıların yarısına, alnın sol tarafı ile sağ kaşın üzerine yerleştirilen elektrotlarla 10 dakika boyunca transkraniyal doğru akım uyarımı (tDCS) uygulandı; bu yöntem kafatasından geçirilen çok zayıf bir elektrik akımıyla beyin hücrelerinin uyarılabilirliğini geçici olarak değiştiriyor. Diğer yarıya ise sadece 30 saniyelik, gerçek etkisi olmayan bir plasebo uyarım verildi, böylece iki grup da aynı karıncalanma hissini yaşadı ama yalnızca biri gerçek uyarım aldı.
Plasebo grubunda beklenen klasik örüntü ortaya çıktı: erkek modellerin düz fotoğrafları baş aşağı olanlardan çok daha iyi hatırlanırken, kadın modellerde bu fark büyük ölçüde kayboldu. Gerçek beyin uyarımı alan grupta ise tablo tamamen değişti; kadın bedenlerinin düz hallerini tanıma başarısı belirgin biçimde arttı ve erkek-kadın görselleri arasındaki bu işleme farkı tamamen ortadan kalktı. Uyarım, erkek modellere yönelik zaten güçlü olan tanıma avantajını etkilemedi, yani etkisi özellikle kadın bedenlerine yönelikti.
Uyarımın uygulandığı bölge prefrontal korteks, yani alnın hemen arkasında yer alan ve dikkat, karar verme ile görsel bilginin yorumlanması gibi üst düzey zihinsel süreçlerde rol oynayan beyin bölgesi. Civile, bulguların "cinselleştirilmiş kadın görsellerini işleme biçimimizin, en azından geçici olarak, hafif bir beyin uyarımıyla değiştirilebileceğine dair ilk kanıt" olduğunu belirtiyor; ancak bunun cinsiyetçiliğe bir çare olmadığının da altını çiziyor.
Daha önceki müdahaleler genellikle görselin kendisini değiştirmeye dayanıyordu; bedenin bazı kısımlarını bulanıklaştırmak, kişi hakkında insani bilgiler vermek ya da izleyicinin zihniyetini değiştirmeye çalışmak gibi. Bu çalışmada ise her iki grup tamamen aynı fotoğrafları gördü, tek fark izleyicinin beyninde yaratılan geçici değişiklikti. Bu da önyargının görselde değil, görseli işleyen beyinde yattığını gösteriyor.
Bulgu, nesneleştirmenin bilinçli bir tercih değil, görsel sistemin otomatik, bilinç öncesi düzeyde işlediği bir süreç olduğunu somut biçimde gösteriyor; bu da konuyu sadece tutum değişikliğiyle değil, algısal mekanizmalar üzerinden de anlamamıza kapı aralıyor. Yine de araştırmacılar, uyarımın etkisinin sadece uygulama sırasında ve hemen sonrasında ölçüldüğünü, bu geçici "sıfırlanma"nın ne kadar sürdüğünün bilinmediğini vurguluyor.
Çalışmanın örneklemi 76 kişiyle sınırlı ve deney tamamen laboratuvar ortamında, görsel tanıma görevi üzerinden yapıldı; katılımcıların gerçek tutumları, davranışları ya da toplumsal önyargıları ölçülmedi. Beyin uyarımının gündelik hayattaki cinsiyetçi tutumları ya da davranışları değiştirip değiştirmeyeceğini anlamak için bu bulguların başka gruplarda ve farklı koşullarda tekrarlanması gerekiyor.
Kaynak: Neuroscience News
