Haber
Burun ile beyin arasındaki yeni sinir devresi, yavaş burun nefesinin kaygıyı nasıl azalttığını açıklıyor

14.09.2026
Yavaş burun nefesi, kaygıyı azaltmak için birçok insan tarafından kullanılan etkili bir yöntemdir. Fudan Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, burun ile beyin arasındaki bir sinir devresini haritalayarak bu etkinin biyolojik yollarını ortaya koydu.
Araştırmada, burun boşluğundaki koku alma duyusu nöronları ile başlayıp, mitral hücreler ve perirhinal kortekste bulunan parvalbumin-pozitif interneuronlara (PV⁺) bağlanan bir sinir yolu belirlendi. Bu yol, amygdala ile bağlantılıdır ve kaygı ile ilgili duygusal tepkileri etkiler.
Deneyde, erkek laboratuvar fareleri kullanıldı ve hafif ayak şoku ile kaygı benzeri bir durum oluşturuldu. Burun ucu uyarımı, yavaş (2 Hz), orta (4 Hz) ve hızlı (7 Hz) olmak üzere üç farklı hızda kontrol edildi.
Araştırmacılar, burun sinyalinin hızının kaygıyı farklı yönlere itebileceğini buldu. Yavaş hava akışı kaygıyı azaltırken, hızlı hava akışı kaygıyı artırdı. Orta hızda ise kaygıda belirgin bir değişiklik gözlemlenmedi.
Burun akışının hızı, duygusal durumları etkileyen beyin bölgelerini senkronize edebilir. Yavaş burun uyarımı, kaygıyı artıran glutamatergik nöronları inhibe eden PV⁺ interneuronları aktive etti.
İki hafta boyunca günde iki saat yavaş burun akışı alan fareler, normal beyin dalgası aktivitelerine geri döndü ve kaygı benzeri davranışları azaldı. Bu etkiler, tedavi durduktan sonra bir hafta boyunca sürdü.
Bu bulgular, burun ve beyin arasındaki iletişimi daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. Kaygı bozukluklarının yaygınlığı göz önüne alındığında, bu bağlantının anlaşılması, etkili ve invazif olmayan tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak tanıyabilir.
Kaynak: MedicalXpress
