Haber

Düşük doz aspirin bazı kişilerde demans riskini yüzde 70 düşürüyor, ama bir bedeli var

26.10.2026

Ucuz ve herkesin eczaneden rahatça alabildiği bir hap, demansı önlemede beklenmedik bir ipucu sunuyor olabilir. Belirli bir genetik profile sahip yaşlı yetişkinlerde düşük doz aspirin kullanımı, demans riskini yüzde 70 oranında azaltmışken, aynı grupta ciddi bir yan etki riski de belirgin biçimde artmış.

Araştırmayı Avustralya'daki Monash Üniversitesi'nden bilim insanları yürüttü ve bulgular Alzheimer's & Dementia: The Journal of the Alzheimer's Association dergisinde yayımlandı. Çalışma, ASPREE adlı büyük klinik denemeye katılan 13 bin 500'den fazla kişinin genetik verilerine dayanıyor. Ekip, insanlar arasındaki genetik farklılıkların aspirinin demans riski üzerindeki etkisini neden değiştirebileceğini anlamaya çalıştı.

Araştırmacıların odaklandığı nokta, trombosit sayısıyla ilişkili genlerdi. Trombositler, kanın pıhtılaşmasını sağlayan küçük hücre parçacıklarıdır ve bilim insanları, trombosit düzeyiyle ilgili genetik farklılıkların aspirinin etkisini değiştirip değiştirmediğini merak etti. Katılımcılara trombosit sayısıyla bağlantılı genetik skorlar verildi, ardından aspirin alanlarla plasebo (etkisiz hap) alanların demans oranları karşılaştırıldı.

Bu genetik skora göre en yüksek yüzde 20'lik dilimde yer alanlarda sonuçlar çarpıcıydı: aspirin kullananların yalnızca yüzde 1'inde demans gelişirken, plasebo alanların yüzde 3,3'ünde demans görüldü. Bu fark, aspirin kullanan grupta yaklaşık yüzde 70'lik bir göreceli risk azalmasına denk geliyor.

Ancak bu olumlu tablonun ciddi bir maliyeti vardı. Aynı genetik grupta, aspirin kullananların yüzde 4,4'ünde büyük kanama görülürken, bu oran plasebo grubunda yüzde 2,1'de kaldı. Yani demans riskindeki düşüş, kanama riskindeki artışla birlikte geldi.

Monash Üniversitesi Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Okulu'ndan araştırmanın baş yazarı Dr. Peter Fransquet, önceki çalışmaların herkesi birlikte değerlendirdiğinde aspirinin demansı önlemediğini bulduğunu hatırlatıyor. Fransquet'e göre bu yeni bulgular, hikayenin göründüğünden daha karmaşık olabileceğini gösteriyor ve genetik yapının, kişiye özel koruyucu tedavi yaklaşımlarını belirlemede bir gün rol oynayabileceğine işaret ediyor.

Bulgunun belki de en ilginç yanı, tespit edilen genetik bağlantının Alzheimer hastalığı ve demans için bilinen yerleşik risk genleriyle ilişkili olmaması. Bu durum, araştırmacıları trombosit biyolojisini yeni bir araştırma alanı olarak görmeye itiyor. Önceki çalışmalar demansı trombositlerin aktifleşme ve birbirine yapışma süreçleriyle ilişkilendirmişti, ancak genel trombosit sayısının demansla bağlantısı daha az bilinen bir konuydu.

Bu çalışmanın sınırları da göz ardı edilmemeli. Bulgular gözlemsel bir analize dayanıyor, yani aspirin ile demans riski arasındaki ilişkinin doğrudan neden-sonuç bağlantısı henüz kanıtlanmış değil. Araştırmacılar, sonucun önce başka popülasyonlarda doğrulanması, ardından bu genetik profile sahip kişiler için özel olarak tasarlanmış bir klinik denemeyle test edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Dr. Fransquet, özellikle ciddi kanama riskindeki artış göz önüne alındığında, insanların bu çalışmaya dayanarak doktoruna danışmadan demans önlemek amacıyla aspirin kullanmaya başlamaması gerektiğinin altını çiziyor. Bulgular ileride doğrulanırsa, aspirinin zaten ucuz ve yaygın olarak bulunabilir olması, kişiye özel demans önleme stratejilerini gerçekçi bir seçenek haline getirebilir.

Kaynak: ScienceDaily

Düşük doz aspirin bazı kişilerde demans riskini yüzde 70 düşürüyor, ama bir bedeli var — Haberler